Fareler

Fare ve sıçanlar, insanlar için zararlı hayvanlardır. İnsanların yerleşip barındıkları her yerde bulunurlar. Depo, ambar, mağaza, dükkân, lokanta, ev, ahır, kümes gibi yerlerde topluca bulanabilirler. Bunlar evcil hayvan değildir. Ancak insanlarla aynı ortamı paylaşırlar. Onların gıdalarına ortak olurlar. İnsanlara yakın yaşarlar ve çok zararlı olurlar.

Fare ve sıçanlar insanların yedikleri her şeyi yerler, özellikle tercih ettikleri gıdalar da vardır. Tohum, meyve, sebze, hububat, et ve et ürünleri, patates ve yumurta varken diğerlerini tercih etmez. Ancak bunların hiç biri beslenme ortamında bulunmuyorsa o zaman ne bulursa onu yerler. Plastik, kumaş, kâğıt, karton, kablo, gibi. Gıdaların en iyi parçalarını yuvalarına taşırlar. Her mevsim beslenmek zorundadırlar. En iyi gece beslenirler gece sessiz olduğu için bu ortam düşmanlarından korunmak ve gıdalarına daha emin bir şekilde ulaşmak için çok uydundur. Aç olduklarında ise gündüzleri de gıda arayabilirler. Beslenmek için gündüzleri de dolaşabilirler. Gün ışığında da faaliyetlerine devam ederler.

Yemedikleri gıdaları pisletmek suretiyle (dışkı ve idrar ile) gıdaları kullanılmaz hale getirirler. Dışkı, kıl ve mikroplarla gıdalarımızı kirlettiği gibi ciddi sağlık problemleri ortaya çıkarabilirler. Pisliklerini gıdalara, ve gezindikleri yerlere bırakırlar. Dışkılar binalarda ve  odaların köşelerine, duvarların üstüne ve paketlerin arasında bulunur. Bu pislikleri çubuk şeklinde, düz veya kıvrık, uçları kütleşmiş şekilde olabilir. Türlerini ve büyüklükleri değişik olup umumiyetle 1 cm. uzunluğunda ve 0,5mm çapındadır. Renkleri koyu ve siyahtır. Dışkıları ilk başta yumuşak ve parlak görünüştedir. 2-3 gün içinde bunlar kurur ve sertleşir, renkleri soluk bir hal alır. Zaman geçtikçe dışkılarının etrafı tozla kaplı olur ve tüyleri bulunur.

Fare ve sıçanlar kendilerini korumak ve yavrularını saklamak için bir barınak ararlar. Yuvalarını kolay erişilmeyecek yerlerde yaparlar. Yuvalarını yumuşak maddelerden yaparlar. Yuvalar anaları tarafından korunur. Yuvalandıkları en iyi yerler; binaların bodrum katları, kapalı ve gizli kalmış köşeler, kullanılmaya eşyaların arkası ve çatı aralarıdır.

Koklama, tat alma, işitme ve dokunma duyguları çok gelişmiştir. Etrafı koklayarak ne olup bittiğini anlarlar. Yanaklarında ki kıllar, gözlerinin üstündeki uzun tüyler vasıtasıyla çok kuvvetli dokunma duygusu vardır. Her kılın dibinde hassas sinir bulunur. Ev fareleri duvar diplerlerine sürünerek yürürler. Böylece tüylerinin teması ile çevrelerinden haberdar olurlar.

Fare ve sıçanlar düz satıhlarda yukarıya doğru sekerek giderler. Bunlar sıçrayabilecekleri yerleri çok iyi şekilde öğrenmişlerdir. Dar yerlerden kolayca geçebilirler. Kuyruğun kullanmak suretiyle kablo ve tellerin üzerinde yürürler. Kuyrukları dengeyi temin eder. Çok iyi tırmanıcı, koşucu ve yüzücüdür.

Fare ve sıçanlar çok hızlı ürerler. Tek bir çiften oldukça büyük bir nüfus oluşabilir.  Dişileri 2-4 ay arasında cinsel olgunluğa erişir. Çiftleşmenin ardından çok kısa bir hamilelik süresi geçirirler ve hemen doğum yaparlar. Yılın her ayında doğum yaparlar. Her doğumda   6-12 yavru yapabilirler. Yeni doğmuş fare ve sıçanlar renkleri pembe ve tüysüzdür. Kulakları içe dönüktür. Bir hafta da tüyleri çıkar 12-14 gün sonra gözleri açılır ve 1 gram ağırlağındadır.

Fare ve sıçanlar kuduz, veba, tifüs, tifo, para tifo gibi hastalık mikroplarını taşırlar.

Bir önceki yazımız olan Kalorifer Böceği İle Mücadele başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.